26 Şubat 2013 Salı

Paranın ve Tembelliğin satın aldığı insanlardan korkacaksın !

Merhaba bugün kağıt işlerini halletmek için sabah 08.00 da kalktık.Doktora gittik.Sağlık raporu gibi bir şey istediler.Doktorun kliniği bir apartman dairesiydi.İçeri girdik ve beklemeye başladık.Sonra içeriden kırmızı bornozlu bir kadın geldi.Meğer doktor oymuş.Biz şaşırdık haliyle ama onlara göre her şey olağandı. Erasmus öğrencisi olduğumuzu ve sağlık raporu almak istediğimizi söyledik.Kişi başı 20 lei(10 tl) istedi.Alıştık artık burada insanlar para ile çalışan makineler gibi...
Neyse topladık parayı verdik.Sekreterine bir şeyler söyledi.Sonra içeri gitti ve doktoru bir daha göremedik.Sekreter pasaportlarımızı aldı ve hepimiz için küçük birer kağıt doldurdu.O kağıtları doldururken ben de odada dolaştım.Duvardaki kağıtlar dikkatimi çekti.Hastalık çeşidine göre tarifeler yazıyordu ! Bildiğin EKG 10 lei falan diye yazmış adamlar. Yuh dedim ya bu kadar olmaz.Zaten burada hastanelerin berbat olduğunu duymuştum.İnşallah hastalanmam ve doktora gitmek zorunda kalmam dedim.Doktor maceramız böylece son buldu....

Dün polisle işimizi halledememiştik. Bugün polise tekrar gittik. Meğer erken gitmişiz önce mesainin başlamasını bekledik.Mesaiye beş dakika kala memurla konuşmaya çalıştık.Adam hızlı hızlı ağzında bir şeyler geveledi ve mesai saatlerinin olduğu tabelayı gösterdi.Her zamanki gibi belgeleri polise uzattım baktı baktı baktı ye vizeyi sordu.Yeşil pasaportum olduğu için vizeye gerek olmadığını söyledim.İlla vize diye tutturdu.Çat pat bir şeyler anlatmaya çalıştım ama başaramadık.İçeri gitti elinde bir kağıtla geldi.Kağıtta yeşil pasaporta vize istenmediği yazıyordu.Orayı gösterdim.O da bana sadece 90 gün için olduğunu söyledi.Okulumuz Temmuz'un ilk haftası kapanıyordu.Yani 90 günü geçiyorduk.4 kişiyiz hepimizde yeşil pasaport var ne yapacağız diye düşünürken Erasmus koordinatörünü aradık.Bize yardımcı olacağını söyledi.Bir yandan da Romanya'daki Türk konsolosluklarını araştırıyoruz. Bükreş'teki konsolosluğu aradık.Oradaki yetkili biriye benzeyen abi bize günün önerisinde bulundu.''Vize almanız lazımdı.Çok büyük hata yapmışsınız.Türkiye'ye gelin vize alıp tekrar Romanya'ya gidin.''dedi.Bir an Erasmus hocamızın bize söyledikleri gözümün önünden film şeridi gibi geçti. Erasmus hocamız ''Başınız sıkışınca beni ya da Türk konsolosluklarını arayabilirsiniz.Onlar çok yardımcı olur.'' demişti.Adam sağolsun öyle bir yardımcı oldu ki hepimizin morali sıfırlandı.Biz çıktık okuldaki danışman hocamızla olan toplantıya yetişmeye çalışıyoruz ama kimsede çıt yok.Herkes ''Ne bok yiyeceğiz lan !''diye düşünüyor.Sonra kızlar konuşmaya başladı.Ben onlardan 2-3 adım arkada sessizce gidiyorum.Onlar ne yapabiliriz diye sesli süşünüyorlar.Bense sessiz düşünüyorum.Nedense daha çok konuşup sinirimi bozmak istemedim.Sessiz kalıp düşünmeye ihtiyacım vardı.Konsolosluklara mail atmak aklıma geldi.İçimde bir rahatlık vardı ya durum feciydi ama kulaklarımda bir fısıltı vardı ''Her şey yoluna girecek...''


Sonra okula geçtik.Bizim danışman hocamızla görüştük.Bize küçük bir toplantı yaptı.Derslerden bahsetti.Dersleri ingilizce seçmiştik ama hepsi romence olacakmış.Sınavları nasıl yapacağız dedik.Bize üç seçenek sundu. Hocalarınızla konuşun sizlere proje ödevi,ev ödevi versin dedi.İlk iki öneri buldu ama üçüncü öneriye yuh artık dedik.Derslere girin sınıfınızdan ingilizce bilen bir çocuk bulun.Dersleri size anlatsın dedi.Yok artık dedik....Bugün herkes neden bize bu kadar sevimli davranıyordu ??


Otobüs ve tren için indirim kartlarına başvurduk ancak önümüzdeki pazartesi gelmemizi söylediler.Bu işler neden bu kadar uzuyor cidden anlamıyorum.Alt tarafı dandik bir karta bir şeyler yazıp mühür basacaksın.

Anlayacağınız bugün hiçbir işimiz rast gitmedi.Artık dolunaydan mıdır Merkür'ün Jupiter'e ters bir hareketinden midir bilmem ama olmadı...Bizde koyverdik artık.Yurda gittik.Erken kalktığımız için yorgunduk.Üstelik açtık.Yemek yedik ve direkt yattık.Sanki uyuyalım da bu iğrenç gün bir an önce bitsin dercesine uyuduk uyuduk uyuduk....

İki üç saat uyumuşum.En azından daha sakindim.Biraz da fısıltıya güvendim ve bunda da bir hayır vardır diyerek boşverdim. Kızlar akşam yemeği pişirdi(Pirinç pilavı ve yeşil fasülye) yemekten sonra Kıvırcık,ben,Cihat dolaşmaya çıktık.Biraz dolaştıktan sonra bir kafede(Yine ''K'' ile :) ) oturduk. Bir şeyler içtik ve muhabbet ettik.Sonra diğer arkadaşlar da geldi.En azından günümüzü güzel bitirdik. Kafede( Tamam sustum.) otururken duvardaki resim dikkatimi çekti.Görünce epey bir gülümsedim.Günümüz özetleyen resmi bulmuştum. Fotografını çektim ve burada paylaştım.O resim hakkında konuşmayacağım.Burada daha çok yeniyim ön yargılı olmak istemem ama ön yargılar insanları kapak ettiği gibi ön yargısızlık da bazen insana kapak oluyor....



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder